Depremden 6 gün önce aldığım otomobil evimiz olmuştu

Toyota Proace ve Belma Toprak Sönmezler...

1999 Marmara Depremi’nde İstanbul’daydım… Annem ve kızkardeşimle yaşıyordum. Depremin olduğu gece kendi açımdan hatırladığım en korkunç şey; depremin sesiydi. Bir de, o korkunç saniyelerin sonunda kendimizi dışarıya attığımızda gördüğüm inanılmaz berrak ve güzel gökyüzüydü. Hiç o kadar yıldızı bir arada, bu kadar net görmediğimi düşünmüştüm.

Geceyi ve (diğer geceleri) dışarıda geçireceğimiz anlaşılınca hızlıca birkaç parça bir şey almak için eve döndük. O kısacık dönüş esnasında dolabın başında ‘yarın işe giderken ne giysem acaba’ diye düşündüğüm de en net hatırladıklarım arasında…

Şok muydu? Şuursuzluk mu?

Hâlâ yanıtı veremem. Bence hepsi birden…

Bir Fiat Palio otomobilim vardı. Çelik grisi. Minik faremdi benim. Depremden tam iki gün önce teslimatı yapılmıştı. Bunun, şansızlık silsilesi içinde ne büyük şans olduğunu daha sonra fark edecektim. Yeni aracımı almadan 10 gün kadar evvel eskisini satmış, arabasız kalmıştım. Annem, kız kardeşim ve ben o Palio’da bir haftaya yakın gecelemiştik. Elbette o günlerde benim yaşadıklarım, bugün deprem bölgesindekilerin yaşadıklarının yanından bile geçmez…

Yeni Çamoluk Oto şirketinin sahibi gibi ‘milyar’ birimini kullanacağım şimdi.

Palio’nun fiyatı 6 milyar lira civarındaydı yanlış hatırlamıyorsam. Burada bir parantez açıyorum. Ne büyük ironi ve çelişkidir ki, beynim ne kadar inançtan uzak dursa da tüm kalbimle canlıların ve cansızların ruhları olduğuna, olması gerektiğine deli gibi inanmak isterim. Tıpkı o çok sevdiğim, beni hiç üzmeyen (benim ise çok üzdüğüm) Palio’mun bir ruhu olduğuna inandığım gibi. Şimdi kim bilir nerelerde? İnşallah yaşıyordur. Parantezi burada kapatıyorum.

Fiyatı 6 milyar lira civarında demiştim. O dönem tüm otomobillerden değişik isimler ve kalemler altında ilk satın alımda yaklaşık yüzde 40 vergi alınıyordu. Yani ÖTV kısaltması lügatimize girmemiş henüz. Ona daha iki yıl var…

O dönemin dolar kuruyla 13-14 bin dolar düzeyindeydi anahtar teslim fiyatı.

Bugün B segmentinde dolar bazında bile böyle bir fiyat kaldı mı?

KDV, ÖTV ve ekonomik koşulların getirdiği fiyat düzeyine bakar mısınız!

Yüreğimiz yanarken amacım fiyat analizi kasmak değil.

Söylemek istediğim otomobillerin ‘lüks’ olmadığı…

Sadece ve sadece ‘araç’…

Böyle zor zamanlarda başımızı sokabileceğimiz geçici bir yuva aynı zamanda.

Otomobile ulaşabilmek böylesine zorlaşmaya devam ederse, yeni bir yıkıcı depremde hayatta kalabilenlerin başını sokabileceği dört tekerlekli bir yuva seçeneği bile olmayacak maalesef…

Belma Toprak Sönmezler’in yazıları için linke bakabilirsiniz.

Önceki İçerikOtomotiv üretiminde son 5 yılın en yükseğinde
Sonraki İçerikYenilenen Renault Clio reklam filmi çekiminde yakalandı
Uzun yıllar Star Gazetesi otomotiv editörlüğünü yürüten yazar, 2013 yılından beri uzmanı olduğu otomotiv haberciliği konusunda yazılarını sürdürüyor. Bir süre PR alanında da çalışan yazar, otomotiv alanındaki makro yaklaşımlarını renkli üslubuyla yazılarına yansıtmasıyla dikkat çekiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz